Gazeteci Hadi Özışık, son dönemde kamuoyunun gündemini meşgul eden Ayhan Bora Kaplan organize suç örgütüne yönelik operasyonla ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Özışık, operasyonun hedefinin kesinlikle dini cemaatler veya vakıflar olmadığını, aksine devletin suç örgütleriyle mücadele kararlılığının bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Özışık, yaptığı açıklamalarda, organize suçla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonun yanlış algılanmaması gerektiğine dikkat çekerek, bu tür girişimlerin belli çevreler tarafından cemaatlere karşı yapılıyormuş gibi gösterilme çabalarına karşı uyardı. Bu ayrımın önemini, geçmişteki FETÖ deneyimi üzerinden de örneklerle anlattı.
Bir Operasyon, İki Farklı Algı
Hadi Özışık, Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik operasyonun ana amacının, yasa dışı faaliyetler yürüten organize suç yapılarını çökertmek olduğunu belirtti. “Bu operasyon, adı geçen bir suç örgütüne yöneliktir. Devlet, suç örgütleriyle mücadele ederken kimsenin gözünün yaşına bakmaz,” ifadelerini kullanan Özışık, cemaatlerle suç örgütlerini birbirine karıştırmanın büyük bir hata olduğunu dile getirdi.
Toplumda bazı kesimlerin, her dini grubun veya cemaatin otomatik olarak bir suç örgütüyle ilişkilendirilme eğilimi gösterdiğini belirten gazeteci, bu tür genellemelerin hem haksızlık olduğunu hem de asıl suçluların perdelenmesine yol açabileceği konusunda uyardı. Özışık’a göre, devletin istihbarat ve güvenlik birimleri, suç örgütlerini ve onların faaliyetlerini çok net bir şekilde tespit edebilecek yetkinliğe sahip.
FETÖ Benzetmesi ve Geçmiş Dersler
Özışık, açıklamalarında FETÖ örneğine değinerek, geçmişte bir suç örgütünün ‘cemaat’ kisvesi altında nasıl yapılandığını ve devlete sızdığını hatırlattı. Ancak bu deneyimin, her cemaatin otomatik olarak bir tehdit olarak algılanması gerektiği anlamına gelmediğini vurguladı. “FETÖ, dini bir cemaat gibi görünen, ancak özünde bir istihbarat ve suç örgütü olan bir yapıydı. Ancak bu durum, dürüst ve vatansever diğer cemaatleri aynı kefeye koymamız gerektiği anlamına gelmez,” dedi.
Özışık, devletin o dönemde FETÖ’ye karşı verdiği mücadelenin, gerçek dini cemaatlerle suç örgütleri arasındaki farkı daha iyi anlamamızı sağladığını da sözlerine ekledi. Bu nedenle, Ayhan Bora Kaplan operasyonunda da benzer bir titizlikle hareket edilmesi ve operasyonun doğru hedefe odaklandığından emin olunması gerektiğini savundu.
Hedef Belirleme ve Devletin Kararlılığı
Hadi Özışık, Türkiye’de faaliyet gösteren birçok organize suç örgütünün bulunduğunu ve devletin bu yapılarla mücadele etme konusunda kararlı olduğunu belirtti. Özellikle Sarallar, Şirinler ve Kaplanlar gibi bilinen suç örgütlerinin isimlerini anan Özışık, “Devlet, kimin suç örgütü olduğunu, kimin cemaat olduğunu çok iyi bilir. Parmakla gösterilen, herkes tarafından bilinen suç örgütlerine karşı bu mücadele verilirken, bunu başka yerlere çekmeye çalışmak yersizdir,” şeklinde konuştu.
Operasyonların amacının, toplumun huzurunu ve güvenliğini sağlamak, yasa dışı gelir kaynaklarını kurutmak ve devletin otoritesini tesis etmek olduğunu vurgulayan Özışık, bu süreçte yanlış anlamalara veya kasıtlı çarpıtmalara izin verilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi. Devletin, hukukun üstünlüğü çerçevesinde hareket ederek organize suçla mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.
