Ekvador’un eski Devlet Başkanı Rafael Correa, yolsuzluk suçlamalarıyla ülkesinin Ulusal Adalet Divanı tarafından 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yüksek Mahkeme’nin temyiz kararını onamasıyla birlikte kesinleşen bu hüküm, Correa’nın 2021 seçimlerinde siyasete dönme umutlarına ağır bir darbe vurdu. Cezanın yanı sıra, Correa 25 yıl boyunca kamu görevinden men edildi.
Karar, “Rüşvet 2012-2016” (aynı zamanda “Yeşil Pirinç” olarak da bilinen) davası kapsamında verildi. Dava, Correa’nın iktidarda olduğu dönemde özel şirketlerden devlet sözleşmeleri karşılığında rüşvet alındığını ve bu paraların siyasi kampanyaların finansmanında kullanıldığını ortaya koymuştu.
“Yeşil Pirinç” Davasının Detayları
Yolsuzluk davası, eski devlet başkanı Rafael Correa’nın yanı sıra, dönemin önemli isimlerini de kapsıyordu. Yargılanan 20 kişiden 18’i suçlu bulundu.
- Eski Devlet Başkanı Rafael Correa: 8 yıl hapis cezası ve 25 yıl kamu görevinden men.
- Eski Devlet Başkan Yardımcısı Jorge Glas: 8 yıl hapis cezası.
- Correa’nın Eski Hukuk Danışmanı Alexis Mera: 8 yıl hapis cezası.
- Eski Ulaştırma Bakanı Walter Solis: 8 yıl hapis cezası.
- Eski Devlet Başkanlığı Danışmanı Vinicio Alvarado: 6 yıl hapis cezası.
Ekvador’un tarihinin en büyük yolsuzluk skandallarından biri olarak kabul edilen “Rüşvet 2012-2016” davası, kamu sözleşmelerinin siyasi bağışlarla nasıl ilişkilendirildiğini gözler önüne serdi. Mahkeme, bu şemada kilit rol oynayan isimlerin rüşvet alarak kamu kaynaklarını suistimal ettiğine hükmetti.
Correa’nın Savunması ve Siyasi Sürgünü
Rafael Correa, 2017’den bu yana Belçika’da sürgünde yaşıyor ve hakkındaki tüm suçlamaları reddediyor. Kendisine karşı yürütülen hukuki süreci “siyasi bir zulüm” olarak nitelendirerek, 2021 yılında Ekvador’a dönerek seçimlere katılma niyetinde olduğunu belirtmişti. Ancak Yüksek Mahkeme’nin temyiz kararını onamasıyla birlikte, bu planları fiilen imkânsız hale geldi. Ekvador yasalarına göre, kamu görevinden men edilen veya hapis cezası alan bir kişinin siyasi makamlar için aday olması mümkün değil.
Correa, kararın ardından sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Sonuçta beni durdurmak, beni hapsetmek, beni öldürmek, beni itibarsızlaştırmak isteyenler kazandı. Ama mücadelemiz devam ediyor.” ifadelerini kullandı. Eski lider, uluslararası hukuk yollarına başvurma sinyali verdi.
Bu karar, Ekvador siyaseti için önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Ülke, eski liderlerinin yolsuzluk davalarıyla yüzleşmeye devam ederken, şeffaflık ve hesap verebilirlik konularında uluslararası kamuoyunun dikkatini çekiyor.
