Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’deki duruma ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak, ülkedeki Kürt nüfusu ile terör örgütü PKK’nın uzantısı olarak gördükleri Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında net bir ayrım yaptı. Bahçeli, Türkiye’nin mücadelesinin Suriye’deki Kürt vatandaşlarla değil, terör örgütleriyle olduğunu vurguladı. Açıklamalarında, Suriye’de kurulması planlanan güvenli bölgenin Türkiye’nin ulusal çıkarlarına uygun olması gerektiğini de belirtti.
Bahçeli, bugün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Suriye’de Kürtler başka, SDG başkadır. Türkiye’nin terörle sorunu vardır, Kürtlerle sorunu yoktur” ifadelerini kullanarak, Türkiye’nin terörle mücadelesinin etnik bir zemine oturtulamayacağının altını çizdi. Bu ayrım, Suriye’nin kuzeydoğusundaki gelişmeler ve ABD’nin SDG’ye yönelik desteği bağlamında stratejik bir mesaj olarak değerlendirildi.
Kim Ne Dedi?
Devlet Bahçeli, konuşmasında Türkiye’nin Suriye politikasının temelini oluşturan prensipleri sıraladı. İşte Bahçeli’nin öne çıkan açıklamaları:
- Kürtler ve SDG Ayrımı: Bahçeli, Türkiye’nin hedefinin Suriye’deki Kürtler olmadığını, hedefin terör örgütleri olduğunu belirtti. SDG’yi ise PKK’nın Suriye’deki uzantısı olarak tanımladı.
- Güvenli Bölge Talebi: Suriye’de kurulması düşünülen güvenli bölgenin Türkiye’nin can ve mal güvenliğini teminat altına alması gerektiğini vurguladı. Bu bölgenin, terör örgütlerinin sınırlarımızdan uzak tutulması için kritik olduğunu ifade etti.
- Münbiç Eleştirisi: ABD’nin Münbiç’ten YPG’nin çekilmesi konusunda verdiği sözleri tutmadığını ve oyalama taktiği izlediğini öne sürdü. “ABD, Münbiç’te verdiği sözü tutmamış, oyalamıştır. Münbiç’in teröristlerden arındırılması ertelenmiştir” dedi.
- MHP’nin Desteği: MHP olarak, ulusal güvenlik ve bekamız için atılacak her adıma tam destek vereceklerini belirtti. “Önce ülkem ve milletim” ilkesinin partilerinin temel düsturu olduğunu yineledi.
Neden Önemli?
Bahçeli’nin bu açıklamaları, Türkiye’nin Suriye politikasındaki kararlılığını ve hassas noktalarını bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle Suriye’nin kuzeyinde olası bir askeri harekat öncesi, Türkiye’nin uluslararası arenadaki pozisyonunu ve operasyonların amacını netleştirme çabası olarak yorumlandı. Kürtler ile SDG arasındaki ayrımın vurgulanması, Türkiye’nin terörle mücadelesini etnik bir çatışma olarak algılanmasını engelleme amacını taşıyor.
ABD’nin Suriye’deki Kürt güçlere desteğini sürdürmesi, Türkiye’nin ulusal güvenlik endişelerini artırıyor. Bu bağlamda, Bahçeli’nin Münbiç’e yönelik eleştirileri ve güvenli bölge talebi, Türkiye’nin bölgedeki aktörlerden beklentilerini açıkça ortaya koyuyor.
Sırada Ne Var?
Türkiye’nin Suriye’deki durumu ve güvenli bölge tartışmaları uluslararası gündemdeki yerini koruyor. ABD ve Türkiye arasındaki görüşmelerin seyri ile bölgedeki askeri ve diplomatik gelişmeler, Bahçeli’nin işaret ettiği konuların nasıl bir yöne evrileceğini belirleyecek.