Yedi Avrupa ülkesi, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da, Kudüs ile Ma’ale Adumim arasındaki hassas E1 bölgesinde yapmayı planladığı yerleşim projesini derhal geri çekmesi çağrısında bulunan ortak bir bildiri yayımladı. Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Belçika, Polonya ve İsveç dışişleri bakanlıkları tarafından yapılan açıklamada, söz konusu planın iki devletli çözümün uygulanabilirliğini ciddi şekilde tehlikeye atacağı ve bölgedeki gerilimi artıracağı vurgulandı.
Avrupalı güçlerin ortak tepkisi, İsrail’in bölgedeki yerleşim faaliyetlerini hızlandırdığı, yıkımları ve tahliyeleri artırdığı bir döneme denk geldi. Özellikle Doğu Kudüs ve Batı Şeria’nın C bölgesinde artan bu faaliyetler, uluslararası toplumun tepkisini çekmeye devam ediyor.
E1 Yerleşim Planının Stratejik Önemi
E1 yerleşim bölgesi, İsrail’in yıllardır uygulamaya koymak istediği ancak uluslararası tepkiler nedeniyle askıya aldığı stratejik bir konumda bulunuyor. Bu planın hayata geçirilmesi durumunda, Filistin toprakları coğrafi olarak bölünerek, Doğu Kudüs Batı Şeria’nın geri kalanından izole edilecek. Avrupalı ülkelerin açıklamasında, bu durumun Filistinliler için bağlantılı ve yaşayabilir bir devletin kurulmasını imkansız hale getireceği belirtildi.
Bildiride, E1 planının bölgedeki yerleşim faaliyetlerinin daha da genişlemesine yol açacağı ve uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen tüm yerleşimlerin derhal durdurulması gerektiği açıkça ifade edildi. Avrupa Birliği ve üye ülkeleri, İsrail’in yerleşim politikasının ve özellikle de E1 bölgesindeki planlarının iki devletli çözümü zayıflattığına dair endişelerini defalarca dile getirmişti.
İki Devletli Çözümün Geleceği ve Uluslararası Hukuk
Ortak açıklama, İsrail’in yerleşim yerlerinin genişlemesi, Filistinli mülklerinin yıkılması ve Filistinlilerin evlerinden tahliye edilmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bu eylemlerin, İsrail ile Filistin arasında kapsamlı, adil ve kalıcı bir barış anlaşmasına ulaşma çabalarını doğrudan baltaladığına dikkat çekildi. Avrupa Birliği ve üye ülkeleri, uluslararası hukuka uygun olarak, iki devletli çözümün tek gerçekçi ve sürdürülebilir çözüm olduğuna inanıyor.
Yedi ülkenin ortak bildirisi, İsrail’den sadece E1 planını değil, aynı zamanda Batı Şeria’nın tamamında ve Doğu Kudüs’teki tüm yerleşim faaliyetlerini durdurmasını talep etti. Ayrıca, özellikle insani yardım kuruluşları tarafından inşa edilenler de dahil olmak üzere, yıkılan tüm yapıların yeniden inşa edilmesi ve tahliyelerin durdurulması çağrısı yapıldı.
Avrupa’dan Ortak Çağrı ve Beklentiler
Avrupalı ülkeler, İsrail’in bu kritik çağrıya kulak vermesi ve bölgesel istikrara katkıda bulunacak adımlar atması yönündeki beklentilerini dile getirdi. Ortak bildiri, Avrupa’nın Orta Doğu barış sürecine olan kararlılığının ve uluslararası hukuka bağlılığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Yedi ülkenin bir araya gelerek bu denli sert bir açıklama yapması, E1 planının yaratacağı potansiyel yıkıcı sonuçlar konusundaki derin endişelerini yansıtıyor.
Bu diplomatik baskı, İsrail hükümetinin yerleşim politikalarını yeniden gözden geçirmesi ve barış müzakerelerinin yeniden canlandırılması için uygun bir ortamın oluşturulmasına yardımcı olması umut ediliyor. Aksi takdirde, bölgedeki gerilimin daha da artması ve iki devletli çözüm vizyonunun tamamen ortadan kalkması riski bulunuyor.
