Kıdemli gazeteci Hadi Özışık, İnternethaber’deki köşesinde, son dönemde gündemde geniş yer tutan Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik operasyonun amacını net bir dille ortaya koydu. Özışık, operasyonun kesinlikle dini cemaatleri hedef almadığını, aksine organize suç örgütlerine yönelik olduğunu belirterek, konuyu siyasileştirmeye çalışanlara sert tepki gösterdi.
Özışık’ın yorumları, operasyonun hedefinin çarpıtıldığı ve farklı siyasi hesaplaşmalara alet edilmeye çalışıldığı yönündeki endişeleri yansıtıyor. Gazeteci, operasyonun arkasındaki gerçek niyeti vurgulayarak kamuoyunu aydınlatma amacı taşıdığını dile getirdi.
Operasyonun Gerçek Hedefi: Suç Örgütleri
Hadi Özışık, Ayhan Bora Kaplan ve suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonun hukuki bir çerçevede ilerlediğini ve amacının net olduğunu ifade etti. Yazısında, “Operasyonun muhatabı cemaatler değil, suç örgütleridir. Organize bir suç şebekesine yönelik gerçekleştirilen bu operasyon, hukukun ve adaletin bir gereğidir,” ifadelerine yer verdi.
Özışık, bazı kesimlerin bu operasyonu farklı siyasi gruplara veya dini cemaatlere mal etme çabalarını eleştirdi. Ona göre, bu tür yaklaşımlar hem adaleti saptırma potansiyeli taşıyor hem de toplumsal kutuplaşmayı derinleştiriyor. “Bu işin üzerine siyasi kılıf geçirmeye çalışanlar, kendi kalelerine gol atmak isteyenlerdir,” diyerek bu tavırları net bir şekilde kınadı.
Süleyman Soylu ve Sinan Ateş Vurgusu
Yazısında eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun adının operasyonla birlikte anılmasına da değinen Özışık, bu tür ilişkilendirmelerin aceleci ve manipülatif olabileceği uyarısında bulundu. “Süleyman Soylu’nun adının bu olaylarla birlikte anılması ve operasyonun kendisine yönelik olduğu iddiaları, spekülasyonların bir parçasıdır,” yorumunu yaptı.
Özışık, yakın geçmişte yaşanan bir başka trajik olayı, Sinan Ateş cinayetini de hatırlatarak, her iki olayın da manipülasyonlara açık olduğunu ve siyasi çıkar çatışmaları üzerinden yorumlandığını belirtti. Ateş cinayetinin de adaletin tecellisi beklenirken siyasi çekişmelerin aracı haline getirilmeye çalışıldığını ifade etti. Bu örnek üzerinden, Ayhan Bora Kaplan operasyonunun da benzer bir kaderi yaşamaması gerektiğinin altını çizdi.
Adalet Vurgusu ve Manipülasyon Uyarısı
Özışık, yazısının genelinde adaletin bağımsız bir şekilde işlemesi gerektiği prensibine vurgu yaptı. “Operasyonun kime veya kimlere uzanacağı, tamamen yargının ve güvenlik güçlerinin titiz çalışması sonucunda ortaya çıkacaktır. Kimsenin önceden hüküm vermesi veya suçlu ilan etmesi doğru değildir,” diyerek sürece saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.
Gazeteci, bu tür operasyonların toplumu germek yerine, hukukun üstünlüğünü pekiştirmesi gerektiğini savundu. Kamuoyunu, gerçekler ortaya çıkmadan spekülasyonlara itibar etmemesi konusunda uyardı. Özışık, adaletin tecelli etmesi için tüm kesimlerin sürece saygı duyması ve operasyonun hedefini çarpıtmaktan kaçınması gerektiğinin altını çizdi.
